26 Kasım 2013 Salı
RÜŞVETİ VEREN DE , ALAN DA MEL'UNDUR
İnsanlarımızda bir şeyler eksik. Eksiğin ne olduğunu tam olarak bilmedikleri için arayıştalar. Dostluk eksik, çıkarsız menfaatsiz yardımlaşma eksik, komşuluk eksik insani duyguları eksik maddeci bir toplum olduk.
Yaşadığım ilçeden kesitler aktarayım.
Bir zamanlar cıvıl cıvıl olan bir ilçeydik. İnsanlar birbirini tanır , selamlaşırdı. Komşular birbirine yardım etmekte yarışır, elindeki yiyeceği komşusuyla bölüşürdü. Sevgili peygamberimizin( SAV) komşu haklarıyla ilgili olan hadislerinde nasihatlerinde anlattığı her kelimeye uyan bir komşuculuk vardı.
Bir düğün olduğunda, şimdiki gibi lüks süslü masalar sandalyeler olmaz, havai fişekler patlamazdı ama Sadelik vardı ,samimiyet vardı. Herkes yanyana cancana eğlenirdi.
Hiç unutmam ,birgün çok sevdiğim bir arkadaşım geldi. " Bu akşam bir çok yerde kına var gezelim mi?" dedi. sevinerek kabul ettim çünki kına gezmeleri çok eğlenceli olurdu. O zamanlar bir düğün oldu mu ilçedeki bütün evlere gazete kağıdına sarılmış ve üzerine gelin teli bağlanmış küçük kına paketleri dağıtılır, herkes davet edilirdi. Şimdiki gibi çok süslü davetiyeler ve o davetiyelerle çağırılan sınırlı sayıda insan olmazdı. Herkes davet edilirdi. Yaz tatilinde olduğumuz için okullar kapalı ve bu arkadaşımın ailesi çiftçi olduğu için, sabahın erken saatlerinden güneş batana kadar tarlada çalışan insanlardı. Biz esnaf çocuğu olduğumuz için tarla toprak bilmezdik. Yaz aylarında mahalle boşaldığı , herkes ya kendi tarlasına ya da komşuya yardım için, gündelik için gibi sebeplerle tarlaya, bostana çalışmaya gittikleri için can sıkıntısından patlar oynayacak arkadaş bulamazdık. Bir gün rahmetli babacığıma yalvardım " ne olur bizde tarlaya gidelim. oynayacak kimse yok canımız sıkılıyor hem de panayır için para biriktiririz. "diye. Babam kızdı "sizin yapacağınız iş değil ,zordur . alışık değilsiniz, hastalanırsınız; kazanayım derken doktor parası yaparız " dedi ve izin vermedi. Halkın yılda üç gün eğlenebildiği panayırımız vardı o zaman. Çocukların birçoğu kendi kazandıklarını harcamak için tarlaya giderdi. Panayırdaki oyuncaklara binmek, inci boncuk almak için para biriktirirdi. Kendi kazandığını harcamanın bile keyfi başkaydı.
" İnsanı insan yapan iştir, işi olmayanın aklı kötülüğe çalışır " derler ya. Çok doğru bir söz.
O günlerde insanlar tarlalar da bağlarda bahçelerde çalışır , yorulmazlardı. Bedenleri yorulsa bile gönülleri dingindi. Bir araya geldiklerinde dedikodu yapmazlar herkes kendi çocuğundan eşinden tarlasından mahsulünden konuşur muhabbet olurdu. Hafta sonları yapılacak düğün ve kına geceleri iple çekilir yorgunluk atılırdı. Kına dolaşmaya çağıran arkadaşımla ablalarıyla bir gecede 5 kına yeri gezmiştik. Hatırlayanların yüzündeki kocaman gülümsemeyi görür gibiydim.
Zaman değişti diyorlar ya, değişen zaman değil insanlar. Nerede dostluk,? Nerede arkadaşlık.? Nerede komşuluk? Nerede yardımseverlik. En önemlisi nerede insanlık ve iyi niyet? Karşılıksız yardımlaşma yok. Biri size bir iyilik yaptığında ," acaba ne isteyecek " diye düşünmeden edemiyorlar. Biz nasıl bu hale geldik.? Rüşvet veren de alan da mel'un ( Allah tarafından lanetlenmiş ) dur " Hadisinden yola çıkarak bakıyorum etrafıma . Çok üzücü çok. Bazıları rüşvet vermenin bir başka grupta rüşvet almanın peşinde. Beklentileri olan insanların seçimleri iple çektiğini gözlemliyorum. Bu insanlara kızamıyorum bile. İnsanları bu hale getiren , OY vermezseniz iş yok, aş yok diye tehdit eden, devlet güvencesi olmadan işverenin iki dudağının arasında yaşayan işçiyi , işten çıkarmakla korkutanların Allah korkusu var mı? Menfaatler çatışması var. Kendilerinden olmadığını düşündüklerinde selam bile vermiyorlar. Yardım etmiyorlar. Sizin mağdur olmanız umurlarında olmuyor.
Fuzuli'nin Şikayetnamesinde yazdığı gibi; " SELAM VERDİM , RÜŞVET DEĞİLDİR DİYE ALMADILAR "
Tekrar görüşmek dileğiyle. yazımın devamı gelecek.
20 Kasım 2013 Çarşamba
Bugün eğlenceli ve hareketli bir gündü.
Muharrem ayının onuncu gününde başlayan aşure günü münasebetiyle bir etkinlik yaptık. Pamukova 75.yıl İÖO bahçesinde gerçekleşen etkinlik sayesinde hem aşureler yendi hem çocukların neşesiyle herkes çocukluğunu hatırladı.
Unutmamamız gereken önemli bir nokta "bir zamanlar hepimiz çocuktuk."
Muharrem ayının onuncu gününde başlayan aşure günü münasebetiyle bir etkinlik yaptık. Pamukova 75.yıl İÖO bahçesinde gerçekleşen etkinlik sayesinde hem aşureler yendi hem çocukların neşesiyle herkes çocukluğunu hatırladı.
Unutmamamız gereken önemli bir nokta "bir zamanlar hepimiz çocuktuk."
15 Kasım 2013 Cuma
sevgisiz yaşam düşünülemez değerli dostlar. Rabbimizin bize nasip ettiği ve kendinde bulunan bütün değerlerden paylaştırdığı kalbimizden , sevgiyi ve merhameti eksik etmemesini diliyorum.
"Zaman kötü " deniyor, oysa kötü olan zaman değil. Değişen; yaşam koşulları doğrultusunda insanlardır. Acımasız, sevgisiz, saygısız bir insan topluluğu var. Aç gözlü, bencil ve çıkarcı insanlar çoğaldıkça zaman kötüleşiyor.
Nostalji diyerek geçmiş yolculuğuna çıktığımızda, aklımıza ilk gelen hatıra nedir? diye sorsam," eski komşuluklar ve mahallemiz" diyen çoğunluğu duyar gibiyim.
şimdilerde komşu komşuyu tanımıyor. Eskiden böyle miydi? hayır, tabi ki. Mahalleye yeni biri taşınsa yardım etmek için çırpınırdı komşular. Yemekler , çaylar havada uçuşurdu. eşyalara bir el atalım diye yarışırlardı. Yardımlaşılır ve komşumuzun sevinci bizim sevincimiz , komşumuzun sıkıntısı bizim sıkıntımız olurdu.
" Hayırlı akşamlar "değerli kardeşlerim. Allah, Kalbimizden sevgiyi ve saygyıı ,merhamet ve cömertliği eksik etmesin.
"Zaman kötü " deniyor, oysa kötü olan zaman değil. Değişen; yaşam koşulları doğrultusunda insanlardır. Acımasız, sevgisiz, saygısız bir insan topluluğu var. Aç gözlü, bencil ve çıkarcı insanlar çoğaldıkça zaman kötüleşiyor.
Nostalji diyerek geçmiş yolculuğuna çıktığımızda, aklımıza ilk gelen hatıra nedir? diye sorsam," eski komşuluklar ve mahallemiz" diyen çoğunluğu duyar gibiyim.
şimdilerde komşu komşuyu tanımıyor. Eskiden böyle miydi? hayır, tabi ki. Mahalleye yeni biri taşınsa yardım etmek için çırpınırdı komşular. Yemekler , çaylar havada uçuşurdu. eşyalara bir el atalım diye yarışırlardı. Yardımlaşılır ve komşumuzun sevinci bizim sevincimiz , komşumuzun sıkıntısı bizim sıkıntımız olurdu.
" Hayırlı akşamlar "değerli kardeşlerim. Allah, Kalbimizden sevgiyi ve saygyıı ,merhamet ve cömertliği eksik etmesin.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
